17 Aralık 2009 Perşembe

dan brown'ı dinliyorum gözlerim kapalı


Bu aralar yine köprü geçer hallerdeyim. Her akşam trafikte balataları sıyırmamak için alternatif yollar arayışıma, biçare gps de elinden geldiğince katkıda bulunuyor. Ama dur ben Navturk'u ayrı bir post yapayım, malzeme çıktı. Neyse efenim bu sabır testi yollarda müzik dinlemekten insanın sıtkı sıyrılabiliyor kolaylıkla. Hele ki ben gibi maymun iştahlılar. Arabadaki cdlerden zaten çoktan bıktım. Bir ara Glee'yi dinledim bolca ama sıktı (dur o da ayrı post olsun). Radyo desen ruh halime uymayınca onu da dinleyesim gelmiyor. Uzunca bir süre modern sabahlar podcastlerini dinledim ilaç niyetine. ama onlar da podcastleri aksatıyor bu aralar, zaten onu indirip cd ye yazmayı da unutuyorum. Kitap deseniz araba kullanırken nasıl olcak o iş derim de yolcuyken bile fazla okuyamıyorum, dalgalanıp duruluyor mide. Bir nefes olsun diye audio book olayına girdim. Daha önce de şehirlerarasında denemiştim, iyi oluyor. Efenim indiriyorsunuz internetten, ondan sonra siz istediğiniz işi yaparken o mırıl mırıl okuyor size, radyo tiyatrosu gibi, bayılıyorum. Sanki böyle isviçre alplerindeki kabinimizde yaşlı ninem şömine başında bana masal anlatırmışcasına ( bu olmadı gibi). E tabi konsantrasyon seviyesi gereği öyle nietzsche falan dinleyemiyorsunuz. Böyle hafif çerezlik, ilgiyi yüksek tutacak ama çok yoğunlaşmayı gerektirmeyecek bir şey lazım. Lost Symbol'dan daha iyi nolabilir bu durumda deyip indirdim. Henüz daha ortalara geldik ama tırışkanın tırışkası bir kitapmış, yine de dinliyor insan. Bu noktada 2-3 kitap dinlemiş biri olarak tavsiyem kimin okuduğunu araştırın, çok mühim. Sıtma görmemiş dana oktavında sesleriyle okuyanlar bile var. İngilizler biliyor bu işi. Mesela Harry Potter'ların bir İngiliz bir Amarikan versiyonu var, Stephen Fry'lı biritiş versiyonu bin basar. Bazı beleş kaynaklar olduğu gibi (misal) genellikle 7-8 dolaresinize bakıyor bir kitap. Tabi internetten torrentti rapiddi indiryormuş insanlar, çok ayıp.

Bir de kindle alasım var bu aralar ama frenliyorum kendimi. Yok yok almıyım ben onu.

3 yorum:

Hafiye dedi ki...

Ben de kindle istiyorum. Bu coğrafyada çalışsa hemen alıcaktım. Geçen Tüyap kitap fuarında Idefix standında gördüm. Türkler kendi Kindle'ını yapmış. Idefix'ten de indiriverecekmişsin. Ama daha çıkmadı sanırım. Bir de öyle Amerikan Amazon'u gibi bir yığın şeyi digitize etmiyorlar tabii. 3-5 roman için almaya değmez. Amazon'un dici kitaplarının formatı tabii ki Törkiş Kindle'da çalışmıyor. Bu DVD belası da böyle çıktıydı. Ya ne o, bunla compatible diil, bu şunla. Öf. En uyuz olduğum şey.

Ben trafikte blackberry'de takılıyorum. Messenger'ı iyi. Kimi web sitelerini turluyorum. Fena diil. Oyalıyor bayağı.

Şımarık Kız dedi ki...

Enternasyonel çalışan Kindle çıktı felan diyorlardı hani? Neyse ben Kindle almıyorum. Almıycam. Alırsam iş yapamayacağım çünkü.

Zira booksonboard.com'u keşfettiğimden beri aylık minimum 100 dolar bırakıyorum. Eskiden powells.com'dan alıyordum, locak business zamanında gittik geldik destekleyelim diye. Sonra kendime de acıdım. :) BoB, Sony Reader'ı ucuza veriyor gibi bir hava yaratmış. Tahrik olmamaya çalışıyorum.

Kindle alırsam önüne geçilmez olur. Zaten bu kadar okuduğum da ancak problem olarak geri dönüyor.

Herbert dedi ki...

en iyisi kindle'ın rakiplerine bakmak. onlarda olmayabilir uyum sorunu