21 Ocak 2010 Perşembe

lezzetsel patlama


nerden başladım nerden buldumsa hastası oldum sayın okurlar. Günümün en güzel anı şu zıkkımı yediğim an (insert hayat sorgulaması here). Hele ki fıstıklısı ımh ımh ımh, böyle baklava içi yer gibi. İkinci sırada yer fıstıklısı var, o da snickers esintili. Neyse ki 150 kalori sadece, içinde bütün bütün faideli kuruyemişler var antioksidan üzüm kuruları var falan. Sağlık şelalesi mübarek. Bi de lezzet ödülü almış yurtdışından, ben kalbimi verdim ulan sana daha büyük ne ödül olacak.
soru: mağara adamı rejimine uyuyor mu bu doktor bey?

6 yorum:

hirondelle dedi ki...

bir bakıp incelemem lazım. uzaktan anlaşılmaz mağaralık olup olmadığı. 150 kalori çokmuş, düz duvara tırmanıyor musun akabinde?

Esin dedi ki...

tadim deyince, ben de cekirdek ici olanindan yapmislardir diye dusundum bir an. o da olsa guzel olur bence.

hirondelle dedi ki...

çekirdek içini simitlere falan koyuyorlar artık. herbert bey olur mu sizce çeerdeh içinden? bu arada esin arkadaşımızın blogunu kıskandım ben; seinfeld göndermeleri olsun, fon müziği olsun.

Herbert dedi ki...

çekirdek de çok sevdiğimiz bi oluşum, olur tabi.

çekinme sor anlatır nası yaptığını

Hafiye dedi ki...

Mağara adamı rejiminde her bir şey çiğ yenmelidir. Bir şeyin tadı çiğken yenemeyecek kadar kötüyse zaten yememen gerekiyordur mantığıyla. Hani ateş bulunmamıştır da ondan.
Çekirdek, kuru üzüm, fıstık falan çiğ tüketilen şeyler zaten. Yapışkan malzemesi de balsa, tamam yani. İlla ki koruyucu bişi vardır içinde ama o kadarı da olsun artık.

hirondelle dedi ki...

hafiye hanım ateş bulunmuştu o zamanlar. hatta hayvanı öldürüp içini yarıp kızgın taşlarla pişirme yöntemi uyguluyorlardı. bizim kiremitte alabalığın daha ilkeli kısacası.