19 Nisan 2008 Cumartesi

Bulaşık vs. Çamaşır

Sabah evi biraz temizleyip toparlarken bulaşık makinesine çamaşır makinesine göre daha fazla sempati beslediğimi farkettim. Bunun da bir çok sebebi var. Birincisi, bulaşık makinesi ayrımcı değil, her bulaşığa eşit mesafede. Tüm bulaşıkları renkli, az kirli, yünlü, pamuklu gibi ayrımlara tutmadan ve en ufak itiraz etmeden yıkar. İkincisi, bulaşık makinesi çok mütevazıdır. Bir tablet deterjan, su ve elektrikten başka bir şey istemez, yumuşatıcıya filan ihtiyaç duymaz. Bulaşık makinesi çözüm odaklıdır, işi yokuşa sürmez. Elde yıkama, suda bekletme, su sıcaklığı, sıkma devir hızı gibi kafa karıştırıcı seçenekleri olmaz. Tek tuşa basarsın, yıkarsın. Bulaşık makinesi sabırlıdır, yıkama bittikten sonra bulaşıkları hemen boşaltmak zorunda kalmayız, saatlerce bekleyebilir. Veeee en önemlisi, bulaşık makinesi işini tam yapar. Bulaşıkları yıkadıysa, hemen alıp kullanabiliriz, onları asıp kurutmamıza ve kurumasını beklememize gerek kalmaz.

14 yorum:

Hafiye dedi ki...

İyi de çamaşır makinesine tıkıştırıveriyorsun çamaşırları. Buna dizi dizi düzenli dizmek beni bozuyor. Bir de bunu boşaltmazsan bulaşıklar tezgahta, sağda solda kalıyor. Çamaşırları tıkıveriyorsun dolaba, tamam

Herbert dedi ki...

bi şeye de aferim çok iyi düşünmüşsünüz de be arkadaşım :) nerden geliyo bu negatif enerji, ülser falan olursun aman dikkat. arada şövalyeyi yolla da iki tek atalım içi açılsın çocuğun :)

Sawyer dedi ki...

aferim cok iyi dusunmussunuz :)

kip dedi ki...

ben asıl bulaşık makinesini boşaltmaktan nefret ediyorum. bardaklar şu dolaba tabaklar başka yere.. bana kalsa tüm bulaşıkları elde yıkarım zaten..

bu arada evet, çamaşır makinesini çalıştırmak dünyanın en zor şeyi benim için. bizimkinin saati var mesela, kurulabiliyor bir takım heyecanlar.. benden akıllı sanırım..

kullan at elbiseler olsa ne güzel olurdu..

Duella dedi ki...

hahaha. dun gece sovalye'ye pijamasini alip arada kafa dinlemeye pansiyon'a gelmesini onerdim ben de. ne zaman mi? 10 dk kadar hafiye'ye kukredikten hemen sonra. duy hafiyya, duy artik sesimizi:)

horatio, makinalara olan bu analist yaklasimin gercekten ilginc! eglendim aksam aksam:)

MorKoyun dedi ki...

aferim cok iyi dusunmussunuz de bulasik makinesinin yokluguna iyi kotu alisiliyor, gelgor ki camasir makinesinin yoklugu olumcul. hatta hane ici yerine site icinde bulunani hakiki depresyon sebebi.

melontheroad dedi ki...

heeeeyyyttttt....
hafiyeye laf söyletmem!

bulaşık makinem bozuk,allahtan benim değil evin,yeni çamaşır makinem 2.çalıştırmadan sonra bozulmuştu hala iflah olmuyor,kimi zaman tekliyor.ikisini de sevmiyorum o yüzden

erdemo dedi ki...

en iyisi evin paşa oğlu oluyorsun, annen tüm bu karmaşık iki ucu şeyli değnek işleri senin için yapıyor. ekmek elden su gülden... ne de güxel düşünmüşsün bi de... insan değilim sanki bir melekim! :)

erdemo dedi ki...

gülden su elde etme meselesi hakkaten takdire şayan olmuş. kendimi tebrik ettim.

Hafiye dedi ki...

Yahu hissiyata dahi analitik yaklaşımı severim. Sevdiğimden ekledim iki tane daha. Sevildiğinizi bilin Horatio Bey.

Yalnız yorumlardaki tespitinizde doğru yanlar var. Nedense önce eksiği gediği görürüm.

Şövalye de benlen çok mutlu bi kere. O duymuyor. Duysa da unutuyor nasılsa. O yüzden iyi anlaşıyoruz biz.

hafiye dedi ki...

Ayol n'oolmuş bu bloga?
Az önce Melontheroad'laydık. Bunu onun yapmadığı kesin. 'Sabah erken yola gidicem, uykum geldi' bahanesine yatan ismilazımdiil diğer yazar yapmıştır diyorum.

Bu değişikliğin %70'lik ortağa sorulmaması bi tuhaf di mi?

melontheroad dedi ki...

anacım sevmem ben karanlık ne o öyle alın da bununla idare edin.hem aldığımız yorumlara noldu hemen düzeltilsin,çok sıkılıyorum zaten kavga çıkarttırmayın bana.

Hafiye dedi ki...

Eski hali kafadan daha güzeldi. Sağ tarafta gelen yorumları görmek iyi oluyordu. Bir de kısa yol oluyordu. Belki 10 yazı öncesine gelmişti yorum, görüveriyordun hemen. Ne güzel.

A, bir de ne oldu size bu hafta? Bulaşık makinesinde kaldınız.

Ruty dedi ki...

Harika olmus yazi Horatio. Tebrik ederim:)

Ben yurdumun bulasik ve camasir makinelerini, bir de deterjanlarini ozledim. Ne guzel o Arcelik- Bosch marka emektar makineler gicir gicir yapardi her kirlenen seyi. Daha gecen gun Sawyer'in evindeydim. Cocuk 24 saat boyunca 1 makine beyazi yikamayi bitiremedi. Once camasir suyuna isla, 2 tur cevir, sonra deterjanla islat 10 saat, on yikama babinda 1 tur attir, sonra ana yikama, olmadi bi ana yikama daha... offf.. Yine de en sonunda camasirlarin memleket camasiri kadar temiz olmasin. Hayat mi bu be!

Gelen olursa buralara Omomatik getirsin bana lutfen. I'll pay well.