26 Nisan 2007 Perşembe

Atatürk'ün Amerikalılara yaptığı konuşma

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün 10.Yıl Nutku ve diğer bir kaç görüntüsü dışında böyle bir çekimin olduğunu bilmiyordum.
1925'te Amerikaya gönderilmek üzere yaptığı bu konuşma gerçekten örnek alınası. Yeni kurulmuş Cumhuriyet'i gururla, başı dik bir biçimde anlatıyor.

25 Nisan 2007 Çarşamba

sonsuza kadar bitti derse erkek ne demek ister

Sitemeter sağolsun, sitemize gelenler nerden bulmuş bizi, nasıl olmuş da aramıza düşmüş hepsini görüyoruz alimalah. Özellikle googledan alakasız aramalar yaparak sitemize gelenler hoşuma gidiyor. Keşke sadece bakmakla kalmayıp yorum da yapsalar hatta. Ama geçenlerde bu şekilde sitemize gelen birisi (bir hanımkızımız diye tahmin ediyorum) olaya yeni bir boyut getirdi. Kendisi googleda "sonsuza kadar bitti derse erkek ne demek ister" yazıp aratmış ve karşısına bizim site çıkmış..... (burda bir gülme esi veriyorum) Yani böyle bir şeyi merak etmesine mi yanayım, çözümü google da aramasına mı şaşayım, kaderin kendisini bizim siteye yönlendirmesine mi güleyim bilemedim. Kendisi bir daha bize uğrar mı bilemiyorum ama ben her ihtimale kadıköy, cevap vereyim.



Efendim bir erkek sonsuza kadar bitti derse genelde sonsuza kadar bitti demek ister. Yani genelde erkeklerde durum budur, demek istediğimizi söyleriz (bayan okuyucular bi müddet mola verip bu gerçeği hazmetmeye çalışabilir, kahve falan için, bir tur atın ne bileyim işte). Bu çok dürüst olduğumuzdan değil alengirli imalar kuramayacak kadar üşengeç olmamızdan ileri geliyor. Yani canım kızım o dava bitmiş kapanmış sen de yolu tıkama devam et derim ben. Hele ki sonsuza kadar bitti diyen bir erkeğe "yani sonsuz derken ne kadar sonsuz" tadında böyle uzatmalara gidersen bi kere daha sonsuza kadar biter bak buraya yazıyorum. Hem bak elin internet tutuyo, bir sürü chat sitesi var. Bulursun 5 dakkaya helal süt emmiş yenisini.

Neyse bu iş hoşuma gitti. Güzin abla da aramızdan ayrıldığına göre derdinizi tasanızı yazın bana. Herbert abiniz inanolsun şapadanak bulur çözümü. Hadi kuzucuklarım

expecto patronum!

order of phoenix'in yeni ve detaylı trailer'ı çıkmış. aman aman dedirtti bana, ağzım sulandı resmen. bir yandan gelsin diyorum bir yandan izlemek istemiyorum. çünkü sonunda... ühüüü gözüme snitch kaçtı yazamıyorum daha fazla

Beis-i Cumhur

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecimiz ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi:

Radikal-Cilalı Taş Devri

Çizer: Emre Ulaş

24 Nisan 2007 Salı

Geçmiş zaman olur ki

Haftasonu evde 1997 yılına ait PCWorld dergilerime göz attım. On senede nereden nereye gelmişiz! İşte sizler için Kasım 97 sayısından seçtiğim başlıklar.

Internet Explorer 4 çıktı!
Microsoft'un dergiye verdiği ilanda IE4'ün süper ötesi özelliklerinden bahsediliyor. Bu sene içinde IE7'nin çıktığını belirtelim.

DVD ile tanıştık
Compex 97 fuarında ilk defa DVD sürücüler ve DVD filmler tanıtılmış. 2 hızlı DVD sürücünün fiyatı 500$. Evet bildiğimiz DVD'lerden bahsediliyor!

Intel Türkiye Genel Müdürü: "Pentium II evlere girecek"
Intel GM'si Müge Tanık'la yapılan röportajda Pentium II işlemcilerin 97 sonunda 2000 doların altında bir fiyatla ev sistemlerine girebileceği ön görülmüş.

Hızlı Internet Erişimi
US Robotics'in 56k modemi 200$ fiyatıyla Türkiye'de satışa sunulmuş.

20 Nisan 2007 Cuma

Nokta!


Nokta dergisi kapanmış. Demokrasiden anladığımızın şey çok seslilik değil, sesi çok çıkanın diğerlerini bastırması. Bunu yeniden ve yeniden anlıyoruz. Ne acı..

19 Nisan 2007 Perşembe

Balance

sade ve şahane

Ondan bundan

Sevgili blog kardeşlerimle frekans uyuşmazlığımız var, şöyle ki benim günde 2 yazıya çıktığım zamanlarda onlardan hiç yazı gelmezken, onların coştuğu zamanlarda da ben yazamıyorum.

Efendim, pazartesi iş çıkışı Emirgan'dan Bebek parkına kadar yürüyüş yaptım. Hava güneşli fakat biraz serindi ama neyse ki Boğaz'da esinti yoktu. 40-45 dakikalık yürüyüş boyunca sahil yolu o kadar sakindi ki sanki güneyde bir kasabada zannederdiniz kendinizi. Parkta biraz dolaştıktan sonra geri dönmek için yola koyulmuştum ki Zıtarbucuks'un kahve kokusu ve manzarası beni cezbetti, karşıdaki büfeden bir gazete aldım ve kahveci dükkanının manzarlı masalarından birisini kaptım. Bu arada söylemeden geçmeyeyim, Herb ve Melo da burada olsaydı keşke diye geçirdim içimden. İş çıkışları trafikte fazla vakit kaybetmeden arkadaşlarla buluşmayı seviyorum. Çünkü o zaman buluşmadan sonra evde kendimize de zaman ayırabiliyoruz. Alçak İstanbul! Herb'le hafta içi buluşmaya kalksak en erken 8, Melo ile hafta içi buluşamıyoruz bile. (Hoş neredeyse 1 ay olacak haftasonu da buluşamadık ya neyse!)

Kahveci Bebek çıtırlarıyla doluydu, o saatlerde onlar işgal ediyor demek ki oraları. Güzelce gazetemi okudum, gün batımının keyfini çıkardım. Oradan çıkıp Boğaziçi Üniversitesinin Bebek kapısının önündeki durağa doğru yürüdüm. Yolda adamın birisi bana Divan Pastanesinin yerini sordu, tarif ettim ama adam tam ters yöne yürüdü. Waffle'cıların önünden geçerken kendimi zor zaptettim. Eve döndüm ve bir şeyler atıştırdım. Ortalığı toplarken her zaman yaptığım gibi VH1'ı açtım. Biraz da klasik müzik dinleyeyim diye Mezzo isimli kanalı açtım. Her şey iyi hoş, güzel klasik müzik çalıyorlar. Ama sonra aryalar başladı (ki aslında opera severim), kanalı değiştirmek zorunda kaldım.


Haftasonu güneye kaçıyorum, oradan daha ilginç hikayelerle dönerim umarım. :)

18 Nisan 2007 Çarşamba

Mr. TGM, Anadolu Kaplanı

TGM de sonunda kısa vadeli bol çalışmalı Anadolu seferine çıktı. Kolay gelsin diyor zihin açıklığı diliyoruz.

16 Nisan 2007 Pazartesi

Tümseğim

Efendim yine bir youtube videosuyla karşınızdayım. Alanis Morissette, Jagged Little Pill ile kalbimi kaybetmemecesine kazanmış güzide bir hatun kişidir. Kaç yıl geçse de vazgeçmem dinlerim yana yana. Amma velakin sonraki albümlerini pek bir yere oturtamadım. Hepsinde sevdiğim şarkılar oldu ama bi türlü budur diyemedim. Benim ayıbımdır belki de.

Herneyse, vidyomuz alanisin muzır bir anında hazırladığı bişeyler sanırsam. Black Eyed Peas'in My Hump (tümseğim) isimli şarkısını kendince yorumlamış. Bu şarkının bir de klibi vardı hatırlarsanız, hani Fergie'nin olanca göğüsleriyle hopladığı. İşte ona da inceden diyemeyeceğim epey kalından geçiren bir klip çekmiş. Sonuçta şahane birşey çıkmış ortaya. Fazla söze lüzum yok, buyrun izleyin: