Az önce beraber çalıştığım insanlardan biri, bilmem kim tarafından yazılmış "bilmemnenizi aydınlatmanın yolları" gibi bir adı olan kitabın (buna kitap dedim, dostoyevski falan mezarında fır dönüyodur) nasıl da hayatını kolaylaştırdığını, olaylara daha pozitif bakmayı öğrettiğini anlatıyordu. Bayılıyorum bu telkine açık insanlara. Yani birisi "hayata daha pozitif bak" diyince aa hakkaten hayata daha pozitif bakayım diyen, doğan amcası veya üstün abisinin ricasını kırmayıp evrene hevenk hevenk pozitif enerji yollabilen insanlar. Aşağı yukarı bu kitapların hepsinde yazarın kıçından yazdığı "bir gün bir bilge adam sahilde yalın ayak yürüyormuş..." hikayelerine aaa evet baştan aşağı uydurma olan, ampirik bile olsa herhangi bir gerçeği yansıtma emaresi taşımayan bu zırva benim hayatıma birebir uygulanabilir diyorlar. Yazarın özgün olmak adına tdk sözlüğünü sıkarak çıkardığı, kupon kesme vites atma gibi terimlerle gaza gelebiliyorlar. Secret okuyunca hayattındaki eksikleri giderebiliyorlar. Şahane.
Yani hiç mi kuşkucu yanınız yoktur, ulan pozitif düşün demekle pozitif düşünebilseydim 30 yaşına kadar bir yolunu bulurdum ben, bu adamın yandan yemiş iclal aydın hikayeleri mi beni yola getirecek demezsiniz? Sen önce kendine bak hacı amca diye geçmez mi yani içinizden? Ya da hadi diyelim kitap sana ulu manituya enerji savur, olaylara gülümseyerek bak, arada dur gülleri kokla gibi artık lalettaynın lalettaynı klişeler sipariş verdi, sen de yaptın ve hayatın güzelleşti. Sence, tohuma kaçmak üzere olan senin bu saate kadar bunları keşfetmekten aciz olup, bestseller yazıp keseyi doldurmaya çalışan bir adamın iki cümlesiyle ancak dank etmesi asıl sorunun biraz daha derinde olduğu, bol bol balık yemen gerektiği sonucuna gelebilir mi?

Ya o kitapları ben de sevmiyorum ama bak falancanın şöyle kitabı var o başka demek üzere olan canım okurlar, ben şimdiden kıçımla gülüyorum siz zahmet etmeyin.
self improvement is masturbation!!






