7 Ocak 2008 Pazartesi

İmdat


Mekanik bulmacalara takmıştım bir süre. Bana ilk hediye edileni uçları kıvrılmış at nalı şeklinde iki metalin birbirinden ayrılmasıyla çözülüyordu. Bu tek yıldız zorluğunda olanı üzerine oturduğum organ vasıtasıyla 5-10 saniyede çözmüştüm. Sonra gittim zorluk seviyesi 2 yıldız olanlardan aldım. O da 3-5 değişik metal parçanın birleşmesinden oluşuyordu. Biraz zorladı ama 5 dakikayı geçmemiştir çözülmesi.
İşte bundan sonra şu solda gördüğünüz lanetle tanıştım: Hemi-spheres. O birbirine sırtını dönmüş iki yarım kürenin, yüzyüze bakmasını sağlamaya çalışıyorsunuz. Günlerce inceledim, mühendislik çalışmaları yaptım, başka ipleri benzer şekilde bağlayıp ayırmaya çalıştım ama olmadı, beceremedim.
Sonunda dün internete girip çözümüne baktım. O kadar zormuş ki, çözümüne bakarak bile çözemedim.(*)
Eğer siz de kafayı yemek istiyorsanız, kitapçılarda ve hediyelik eşyacılarda bol bol var bunlardan. Benim favorim Euraka marka olan. Fiyatları da 3-5 YTL.
(*)Sonra şanslı arkadaşımız Herbert tesadüfen çözdü.

6 Ocak 2008 Pazar

Neşeli Gençleriz Biz



Günlerdir aklımdaydı melodisi, sonunda kimin söylediğini de buldum..gugıl saolsun.

Bir pantalon bir gömlek
çibidibidipçibidibidipdip
İstediğimiz yere gideriz

3 Ocak 2008 Perşembe

google yolları taşlı

Çok sıkıntılı birkaç haftaydı, geçiyor neyse yavaş yavaş. Kafayı dağıtayım dedim ben de biraz. Google’dan çılgın aramalarla bizim bloga gelenlerle ilgili bir postla daha karşınızdayız. Seri oldular bunlar, çekim hataları gibi. Neyse fazla kelama gerek yok işte onlar:

- herkes neden ekmek atıyor? Hımm vallahi bilemedim. Güvercin vardır belki ortamda, yesin diye falan?
- akbank cumartesi açık mı? Pek sanmam, şubesine bağlı
- cagla kubat mayolu hali. Şahsen görmedim ama iyidir mutlaka
- sex meydanı. Ahahaha nasıl yani, iki yiğit çıktı meydane gibi bir şey mi bu? (adresi bulursan biz de alalım)
- burnum tıkalı beynime oksijen gitmiyor. Heheh tam yerine gelmişsin, aramıza hoş geldin. 5. yazarımızı bulduk!!
- Çiçekle konuşmak. Hımm pek sağlıklı değildir kuvvetle muhtemel, dışarı çık bir hava al insanlarla kaynaş. Sex meydanının adresini alınca sana da yollarız
- lavaş ekmek kaç kalori; hellim peynir kalori; yaş üzüm rakısı kalorisi. Bunlar 3 farklı arama. Horatio getiriyor bu kalori sayarları buraya.
- yılbaşında sex. J yıl sonundakinden pek farklı değildir zannımca. Ama bir de nasıl girersen öyle gider derler tabi (burda girmek derken yılı kastediyorum) ama bütün yıl da, ne bileyim, tükenir insan, cezerye tavsiye ediyorum sana kuzum
- evde el yapımı tef yapalım. Heheh sen bizdenmişsin, gel şöyle ortaya ohh 60 70 80 sabahlar olmasın..
- nisan da ne yapalım en güzel şeyler yapalım. Biz mani olmayalım, iyi bir şey çıkarsa haber ver
- liseli kızların soyunma odalarından görüntüler. Hehehehe en azından ne istediğini biliyorsun. Ne cinselliğe aç bi milletmişiz kardeşim, aile müessesesi burası.
- nasıl büyüler var. Ben vanilyalısını tercih ediyorum
- haftaya cumartesi antalyaya thy ile gidenlerin isimleri. Muhahahah bu kıskanç bir kadının başının altından çıkmadıysa nolayım. Bari bir tarih ver di mi, böyle afaki hackerlık yapılmaz ki pess
- bozkırın yerel sarkıcıları. Benim buyrun
- no videos found for 'arapca oyun oynayarak ders'. Normal tabi bulamaman. Biraz karışık bi kavram olmuş. Kaldı ki vidyosu. Hımmm
- erkek bitti derse.evet biliyordum geri döneceğini, biliyordum!! Senin cevabın burda.

Hadi dağılın artık herkes googleın başına, hadi canım.

29 Aralık 2007 Cumartesi

Redrum


Eskişehir günlerinden bir fotoğraf.
"Danny,I'm coming"

28 Aralık 2007 Cuma

Ajanda


Nefis bir şeydir aslında bu ajanda(Metin Fidan uslübu). Küçükken gaza gelirsin senenin başında gün gün yazmaya başlarsın içine neler yaptığını.Sonra atarsın bir köşeye.Yıllar geçer üniversite çağları gelir, gına gelmiştir kareli haritalı metod defterlerinden. Derslere de tek tük gidersin zaten. Evde bulursun o ajandayı bir yerlerden. 5 sene geçmiştir üzerinden. Kimbilir kim hediye etmiştir bunu diye düşünürsün. Oraya yazarsın ders notlarını. Geri dönüp bakarsın, okursun daha önceki yazdıklarını, hüzünlenirsin belki..Sınav zamanı ajandadaki notlarını hiçesayıp, sınıfın en güzel kızının notlarından fotokopi çektirirsin..Yıllar geçer,okullar biter, spiral kavramı ortaya çıkar, cillop gibi defterler görürsün milletin elinde.

Ajanda eski itibarını kaybetmiştir artık.Yılbaşının gelmesini beklemektedir.

Starving In the Belly of a Whale

Blog üyeleri arasında pek sevilmeyen -benim dışımda- Tom Waits babanın bir şarkısıdır. Sözlerinde bir yerde şöyle der..

"when the day breaks and the earth quakes"

Bu aralar Ankara'dakiler balinanın göbeğindeymiş gibi sallanıyor.Aklıma geldi.

Yılbaşı

-Yılbaşında ne yapıyosun?
-Bilmem bir planım yok,sen?
-Evdeyim heralde.

Konu kabızlığı durumlarında günde bir tane

27 Aralık 2007 Perşembe

26 Aralık 2007 Çarşamba

Uçur beni

"İcabında sayın valim sayın kaymakamım atlayacaksın kamyonun şöför mahalline oturacaksın gerekirse sen gideceksin, kapıyı çalacaksın kömürü sen vereceksin. Bunu yaptığın gün bu Türkiye ne olur biliyormusun, uçar uçar. Hep beraber bunu yapmaya devam edeceğiz."

Vatandaşa sorduk: Kilo

Ev arkadaşım olan göbekli şahıs kendini bir spor merkezine üye olacağı yalanıyla avutadursun ben kilo verme ya da en azından daha fazla kilo almama konusunda iyi gidiyorum. Aylardır 83 kilo olan ben sonunda tartıda 81,5 kiloyu gördüm. Tamam 1,5 kilo hiç bi şey değil. Ama 84-85 olmadığıma da şükretmem gerek, çünkü yiyiyorum.

Kiloya dikkat etme konusu başlarda az sinirimi bozmadı. 20 dakika 8km/s hızla yapılan bir koşu yaklaşık 200 kalori yakıyor, bu da 2 dakikada mideye indirilen bir gofret ile aynı. Ya o gofreti yemeyeceksin ya da yersen gidip bantın üzerinde 20 dakika harcayacaksın.

Aslında avcılık-toplayıcılıktan sonra geldiğimiz bu nokta çok kötü: günde saatlerce hareketsiz otuyoruz, sonra da bu anormal durumu dengelemek için yemeden içmeden kesiyor, mini mini gofret paketlerinin kalori tablolarına bakıyor, spor salonlarında saatlerimizi harcıyoruz.

Bence kilo insanın kendine yakışanı giymesidir.