18 Ağustos 2007 Cumartesi

Huzur

Ben oldukten sonra nesilden nesile aktarılacak, torunlarımın dedem hep soyle derdi diyecegi sozumu buldum: huzur, insanın ruzgarı ayak parmaklarının arasında hissetmesidir

16 Ağustos 2007 Perşembe

Bitmeeeez!

Yaz aylarının son günlerini yaşıyoruz. Ne çabuk geçti koca yaz. Bir yandan da askerliğim geliyor aklıma, Adana'nın asfalt eriten sıcaklarıyla boğuşurken bir türlü geçememişti 2004 yazı. Neyse, öyle böyle bitti askerlik. Şimdi düşünüyorum, bu yıl örneğin 1 Kasım'a kadar askerliğim devam etseydi, bu günlerde askerliği henüz yarılamış olacaktım. Askerde adam mı öldürdün derler bu kadar şafağı olana.

15 Ağustos 2007 Çarşamba

Eggberry - Blackberry

Blackberry cihazlarının üreticisi Research In Motion firmasının Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölüm başkanının soyadı Eggberry imiş. Şaka gibi.

Charmaine Eggberry

13 Ağustos 2007 Pazartesi

Meşhur Susurluk Lattesi



Susurluk'ta mola verince gördüğüm yukardaki manzara karşısında verdiğim ilk tepki "oha" oldu. Elimi yüzümü yıkayıp bir takım azotlu atıkları dinlenme tesisine bıraktıktan sonra şaşkınlığım yerini hayranlığa bıraktı. Şayet İstanbul - İzmir karayolunda mola verilmesi gereken yerlerden birisi Susurluk ve Shaya bunu çok güzel değerlendirmiş. Her ne kadar ben kendim bol köpüklü bir ayranı latteye tercih etsem de Starbucks orada tutar ve tutmuş da zaten.
Posted by Picasa

10 Ağustos 2007 Cuma

Kefken Kerpe Şile Ağva Pansiyon

Kefken Kerpe Şile Ağva Pansiyon hakkında
bilgi almak isteyenler melontheroad'un yazısını okusunlar.
Aman Allahım! Memlekette nasıl bir bilgi açlığı varmış bu yukarıda ismi yazılı beldelere karşı.
Google'dan tam 163 unique visitor, bunların farklı kombinasyonlarıyla blogumuza gelmişler.
Acilen gidilip yeni bilgiler toplanmalı, memlekete faydalı birer evlat olunmalıdır.

bulucak.com

faydalı bir oluşum. gitmek istediğiniz yere thy olsun, atlas olsun, onur olsun bütün havayollarını araştırarak saat ve fiyat alternatiflerini önünüze döküyor. orda saat kaçtaydı burda kaç paraydı diye 40 tane site dolaşmıyorsunuz böylece. ama birkaç sorgudan sonra bedava da olsa üyelik istemesi sinir bozucu. ota b.ka üyelik isteyen sitelerden hazzetmiyorum. o tür sitelerle başetmek için de şu adresi tavsiye ediyorum: http://www.bugmenot.com/

9 Ağustos 2007 Perşembe

Can't you come?

8 yıl önce Fransa'da tanıştığım, şu anda Avustralya'da yaşayan Japon bir kız arkadaşımdan geldi başlıkta yazan bu mesaj(küreselleşme dedikleri bu olsa gerek)Avrupa'ya gelme planı olup olmadığını sorduğumda bana bu cevabı verdi..İçimden geçmedi değil aslında "ulan nereye gidiyosun" diye..Şu 2 haftalık izin dönemini bile plansızlıktan yiyorum Ankara'da..kalk Avustralya'ya git olucak iş mi?Benim gibi tembel ruhlu bir adam için olanaksız..

İzinde okurum diye kitap,dergi aldım bolca..Metin Erksan'ın merakla beklediğim Sevmek Zamanı'nın da Dvd sinin çıktığını turnede öğrenmiştim.Gitmişken onu da aldım.National Georgraphic,futbol ve edebiyat dergileri derken 40 kağıta patladı bu hobimsi şeyler..

Dün akşam önce Random'da içip,sonra Quick China'da çorba ve çin böreği götürdüm.İlginçti.Ankara susuz da olsa akşamlar güzel geçiyor.Mekanların tuvaletlerine girmek zor yalnız baştan söyliyim:)

Annem yemeğe çağırıyor.Gidip bir şeyler atıştırıyım..

8 Ağustos 2007 Çarşamba

sinek



Çok asabiyim bu ara. Tek sebebi de bi sinek. İşim başımdan aşmış, deadlinelar dağları sarmış, ben harıl harıl çalışırken bi sinek musallat oldu. Ama öyle böyle değil belalım oldu resmen. Ben kendimden geçmiş, konstarasyonda yeni nirvanalara ulaşmış şekilde takada takada klavyeyi döverken, bu cehennem zebanisinin konsantre hali sinek gelip kulağıma konuyor. Oradan kovuyorum derhal burnuma ve sırayla yanak, boyun, göz kapağı ve bilumum uzuv. Asla vazgeçmiyor, sürekli tepemde. En nefret ettiğim de kafamın K2 zirvesi diyebileceğimiz arka üst kısmı. Hani bebeklerde bıngıldak olur ya tam orası. Oraya konup konup kalkıyor saçların arasına, bende sinirler harap. İşi gücü bırakıp peşinden koşuyorum hayvanın. 3 saniye sonra aynen yine orda, güvercin kırması mıdır nedir şaşırmadan buluyor aynı yeri. Acaba koktuk mu diye şüphe duyup kendimi kokluyorum ama daha sabah duş aldık yahu. Neyse ki etraftaki herkesin böyle bir belalı sineği olduğunu görüp ferahlıyorum.

Sinekten intikam alma konusunda coyote’nin roadrunner’ı yakalamak için yaptığı gibi planlar yapıyorum, mavi zemin üzerine beyaz çizgilerle ozalitten. Bu sinek (atıyorum) benim 500’de 1’im ya mesela (evet attım), ben de sineğin 500’de 1’i büyüklüğünde bir robot yapıp (viva la nanoteknoloji) sineğin üstüne salma fantazyalarıyla yaşıyorum. O robot ta aynen sineğin bana yaptığı gibi kıçına konacak başına konacak, en meşgul anında (neyse sineğin meşgul anı) bızır da bızır sinirlerini laçka edecek, kulağının üstüne konup konup kaçacak, asla vazgeçmeyecek. Adı da hazır icadımın: sinekzilla. Ó Patent pending.

Ama nanoteknoloji yeterli seviyeye ulaşan kadar elimdeki tek silah rulo haline getirdiğim gazete. Bunu da kullanmak istemiyorum çünkü ölüm o sinek için lüks olur. Onu yakalayıp ayaklarını tek tek tırnak makasıyla kesmek, 1000 tane gözünün her birini tek tek toplu iğneyle pörtletmek, vücuduna vereceğim elektrik için voltlardan volt beğenmek, sinek denen musibeti wushu ve krav maga manyağı yapmak, tanrının gazabı olup üstüne yağmak istiyorum.


Bu konuda yardımcı olabilecek arkadaşlar bağlantıya geçebilir, ya da tanıdığınız bir psikologun numarası da aynı işe yarayabilir. Veya bana bir yavru kedi alın, onu severim ben, stresimi alır, kulağının altını kaşırım, ensesinden seversem tırmalamaz zaten, hem böylece kaçmaya çalışırsa daha rahat sıkarım ümmüğünü.

7 Ağustos 2007 Salı

swing heil

Özür

Blogumuzu başından beri takip etmeyenler için önemli bir bilgi: Herbert diye birisi aslında yok. Kendisi benim yarattığım bir karakter. Mart ayında şu yazıyla bunu itiraf etmiştim zaten.

Horatio iken yapamadığım haylazlıkları, sataşmaları ve spoiler verme gibi edepsizlikleri Herbert takma adıyla yapıyorum.

Yarattığım rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.