21 Ekim 2007 Pazar

Springboks Şampiyon


Rugby World Cup dün akşam oynanan finalle sona erdi. Güney Afrika son şampiyon İngiltere'yi 15-6 yenerek kupanın sahibi oldu. Böylece İngilizler 2003'te kazandıkları unvanlarını koruma şansını kaybettiler.Eğer korusalardı bu ilk olucaktı. Biramı alıp TV5 ekranına kuruldum. Maç öncesi seremoniler ve milli marşlar görünmeye değer. Adeta savaşa gidiyomuşcasına hazırlanan sporcular,gözlerden gelen yaşlar,takım ruhu,dayanışma her şey var.
Maç beklenildiği gibi büyük çekişmeyle geçti. Gollerin hepsi penaltıdan geldi,o açıdan biraz kısır bir oyun oldu denilebilir. Maçın kırılma anı ikinci yarıda İngilizlerin yaptığı "try"(amerikan futbolundaki touchdown gibi)ın hakemler tarafından sayılmaması oldu. Karar biraz tartışmalıydı, hakemler pozisyonu bir kaç kere izleyip kararlarını vermek zorunda kaldı.
Maç sonunda İngiliz Başbakanı,Fransa Cumhurbaşkanı,Güney Afrika Devlet Başkanı (sanırım) seremonideydi. Kutlamalar görülmeye değerdi. Sprnigboksların kaptanının yarılmış kaşıyla kupayı kaldırması ve İngilizlerin kahramanı Johnny Wilkinson'ın (2003'te son vuruşla kupayı getiren adam) üzüntüsü de görülmeye değerdi.
Bizim Rugby Milli Takımımız olsa ne güzel olur aslında, tam bizlere göre bir spor:)

19 Ekim 2007 Cuma

Soru işareti

İGDAŞ: Aloööv
Horatio: İyi günler, çalışma saatlerinizi öğrenebilir miyim?
i: Neööv?
h: Çalışma saatlerinizi... Kaçta açılıyo İGDAŞ?
i: Sekiz buçuk, beş buçuk arası
h: Cumartesi açık mı?
i: Belli değil.
h: Nasıl yani, bazen açık bazen kapalı mı oluyor?
i: Evet.
h: Peki, iyi günler.

18 Ekim 2007 Perşembe

gez gez bitmedi

anadolunun mistik yapısıyla ilgili merak ettiğim 2 husus var, yıllar süren araştırmalarıma rağmen henüz bir sonuç alamadım:

  • insanlar niye hep yolun ortasından yürür? bir iki yere özgü bir durum değil bu. öncülüğünü iç anadolunun yaptığı bir akım bütün ülkede. gayet de kaldırım olmasına rağmen insanlar ağır aheste yolun ortasından yürümekte hiçbir sakınca görmüyor. hatta öyleki yolu tam ortalıyorlar, ve dahi 2-3 kişi kol kola giriyorlarki trafiğin akabileceği bütün delik ve gedikler bertaraf edilsin. tavsiyem çekilir heralde diye beklemeyin çekilmez. ben çok bekledim ordan biliyorum. tek çözüm korna çalmak. bu durumda da sanki adamın evinin oturma odasına girip de "kalk o kanepeden" demişsincesine bir şaşkınlık oluşuyor yüzlerde. o yolun aslında arçlar için olduğunu ilk defa keşfedermişcesine. benim bu konuda teorim yurtta hiç trafik kazası olmamış olasılığı yönünde. yani bu insanlar arabanın çarpabilen ve öldürebilen (ağzımdan yel alsın) bir oluşum olduğu yönünde duyum almamış hiç. bir iki kişi olsa iyi bazen bütün çarşı halkı yolu kullanınca insanın sigortaları atabiliyor.
  • neden insanlar parkyeri konusunda bu kadar genişler? yani her noktaya park edilebilir. burası yaya geçişini engelliyor, veya önüne park ettiğim adam bu noktaya kazık çakmış değil, an gelecek buradan çıkmak isteyecek gibi sıkıntıları dert etmiyor kendine yurdum insanı. araba sığar mı sığar. tek kriter bu. dün iş çıkışı aynı zihniyette bir doblo sahibinin arabımın çıkışını özenle engellediğini gördüm mesela. bir iki dakka bekledik ama gelen yok giden yok. mecbur esnafı tek tek gezdim. kıraathaneden çıktı sevgili şoförümüz. arabamın önüne park etmişsiniz çekin de çıkayım dedim ama kendisi öyle bir nazla kalktı ki yerinden, sanırsınız sol böbreğini bana bağışla demişim. bi zahmet giderken arabaya, şöyle bi muhabbet cereyan etti:
Ben: tam ortalamaşsınız arabayı, ya acil bi durum olsaydı nası çıkacaktım
Doblo: yer yoktu başka yerde
Ben: başka yerde yer yoktu da, burda da yer yoktu, yine de park etmişsiniz.
Doblo: ......... ( ben senin ümmüğünü sıkarım esanslı sessizlik)
Ben: (dayak yiyeceğini anlamış ama kuyruğu dik tutmaya çalışan kırık ses tonuyla) neyse tamam olabilir. yer yok tabi

bir türküdür anadolu diyerek satırlarımı noktalıyorum.

Arz ederim.

Komutanlık Makamına,

İlgi: 18.10.2007 / 07:18 tarih ve saatli kısa mesaj emirleriniz

İlgide belirtilen kısa mesaj emirleriniz gereği belirttiğiniz kuaföre tarafımca 07:56'da intikal edilmiş, aşağıdaki fiyat listesi ele geçirilmiştir.

Fön 10
Kesim 20
Topuz / Maşa 25
Boya 40
Röfle / Gölge / Balyaj 70
Kaş 7
Bıyık 4
Kaş+Bıyık 10
Manikür 10
Pedikür 15

Bilgilerinize saygılarımla arz ederim.

Çavuş Horatio

16 Ekim 2007 Salı

Suskunlar



Yazdığı tüm kitaplarını okuduğum tek yazar olan İhsan Oktay Anar'ın yeni kitabı Suskunlar 18 Ekim'de piyasaya çıkıyor.
Ideefixe fiyatı 10,80 YTL.
Ön sipariş mevcut. Kaçmaz.

15 Ekim 2007 Pazartesi

şu bosch'ları da alır mısınız













bosch'dan harlequin serisi reklam filmleri devam ediyor. global ısınma ayağına karısına yağdanlık yapan ibibik kocayla başlayan seri, ilhan şeşen'le devam etmişti. o reklamda neler oldu pek hatırlamıyorum çünkü ilhan şeşen'den pek hazzetmiyorum. kendisi kendini hepimize yetecek kadar seviyor zaten. şimdi daha damardan daha bir derinden vuran bir reklam dönüyor. başrollerde yerli dizilerin adını bilmediğim güzel insanları, dağlara yazılası bir aşk hikayesi. anladığım kadarıyla bosch alırsanız böyle bir hayat yaşarsınız tadında bir mesaj verilmeye çalışılıyor. hedef kitlenin ne kocasından ne de yavrularından zerre şevkat görmeyen mazlum ev kadınları olduğunu düşünürsek gayet de etkili bir yöntem. biz bosch kullanmayanlar daha sümüklü ilişkilere mecburuz sanırım.

not: bence o kız evlenme teklifini reddetsin, zira pinti herif fincana iki damla kahve ya koymuş ya koymamış. kırlınca hiçbir şey sıçramıyor etrafa. böyle üstten sıkıp alttan yalayan adamla ömür geçmez benden söylemesi.

14 Ekim 2007 Pazar

Rugby WorldCup 2007

Dün akşam milli maçı izledikten sonra kanalları zaplamaya başladım. Tv5'te Fransa-İngiltere rugby maçına denk geldim. Rugby World Cup Eylül başından beri Fransa'da devam ediyor. Şu anda yarı finaller oynanıyor.Fransa-İngiltere ve Arjantin-Güney Afrika. Gözler Aussie ve All Blacks(Yeni Zelanda) leri arıyor ama onlar çeyrek finalde elenmiş. Maçı uzun süre Fransa önde götürüyor ama sonunda Jonny Wİlkinson (bu oyunun efsanelerinden, diğeri ve daha önemlisi için bkz.Jonah Lomu) önderliğindeki İngiltere maçı alıyor.(14-9)



İzlemesi inanılmaz keyifli bir spor rugby. Biraz futbol,biraz güreş,epeyce mücadele ve en önemlisi rakibe saygı.Daha önce baştan sona rugby maçı izlememiştim,ötesinde kurallarını da pek bilmem. Buna rağmen inanılmaz zevk aldım ve bu akşamki diğer yarı finali de fırsat olursa izlemek istiyorum. Final maçı haftaya Cumartesi. Bir pubda İngilizlerle beraber finali izlemek ilginç olabilir.

9 Ekim 2007 Salı

on the road


Nerenin neyi meşhur gayet iyi biliyorsanız

Cep telefonunuzun her an göndermeye hazır kayıtlı mesajları arasında “Ben vardım, iyiyim. Öpüyorum” varsa

Hiç bilmediğiniz bi şehirde bile aradığınız yeri içgüdülerinizle fazla zorlanmadan bulabiliyorsanız

Uzun süre valizinizi görmezseniz bir eksiklik hissediyorsanız

Havaalanları, otogarlar sizin düzenli takıldığınız yerlerse

Uzunca bir süre eviniz arabanızsa

Kaldığınız otelin çalışanlarıyla, resepsiyonist yerinde yoksa bankonun üstünden atlayıp kendi anahtarınızı alacak kadar samimi olduysanız

Seyahat ütüsünün beyhude yere açmaya çalıştığı buruşuk gömlek sizin için bir hayat tarzıysa

Ufak otellerde sadece kanal 7, samanyolu vs. çektiği için büyük buluşma gibi fantastik dizileri takip ediyorsanız

Ve aynı otellerde birkaç kanal sonra porno kanal bulunduğundan eminseniz

Gittiğiniz yerdeki çalışanlarla tek bir tencereden yemek kaşıklamakta hiçbir sakınca görmüyorsanız

Aylar boyu sadece pide yeseniz bile bağırsaklarınız düğümlenmiyorsa

Anadolu otelinde resepsiyonist sahur vakti diye kapınıza dayanırsa ve siz kalmıyorum deyince şaşırıyorsa

En yakın dostunuz bilgisayarınız olduysa

Meslektaşız demektir, merhaba canım

Önemli olan boyu

Spamciler öyle dadandılar ki cimeyile. Neyse, hepsi spam kutusuna düşüyor. İşte seçmeler:

3.lük ödülü: Want it bigger?

2.lik ödülü: Your size is what really counts.

1.lik ödülü: Don't be embarresed every time you get naked!

Jüri özel ödülü: Does your size ruin your life?

Haydar Dümen ömür boyu başarı ödülü: Don't be an average men.

Hayır, kendimden şüphe etmiyorum!