6 Eylül 2007 Perşembe
Ozlemisim
Hawaii-beach-coconut-palms-waves-blue sky
Amerika'da yaşayan iki arkadaşım Hawaii'ye tatile gitmiş. Bana göre Hawaii, filmlerde ve belgesellerde gördüğümüz ütopik bir yer olduğu için böyle bir tatilin gerçekleşmesi ilginç geldi.
5 Eylül 2007 Çarşamba
The Bourne Insomnia
Amerika ve Avrupa'daki gösterim tarihi 3 Ağustos iken IMDB sitesi Türkiye gösterimini 7 Eylül olarak duyurmuştu. Filmin Türkiye dağıtımcısı UIP ise tarihi 12 Ekim olarak açıkladı. Ivır zıvır filmlerin bile artık dünyayla aynı zamanda gösterime girdiği ülkemizde The Bourne Ultimatum gibi kafadan IMDB Top 250'ye giren bir filmin 2 ay 1 haftalık gecikmesini seyirci affetmez. Ben de affetmedim.
Benim indirdiğim kopya, mp4 formatındaydı ve çok kaliteli ekran görüntüsüne sahipti. [Herbert kardeşim +rep ve emeğine saygılarımı gönderiyorum :)] Rapidshare'in her indirme arasına 1-1,5 saat yerleştirmesi sonucu, ancak dün gece 12'de parçaları birleştirebildim. Tabii ki o saatten sonra huzurlu bir şekilde yatağıma uzanamazdım, ve serinin 3.macerasına balıklama daldım.
İlk iki filminden sonra biliyordum ki en az diğerlerinin ayarında bir film olacaktı The Bourne Ultimatum. Öyle de oldu. Her zamanki Jason Bourne, her zamanki aptal CIA ajanları ve bildik kovalamaca sahneleri. Film tek kelimeyle muhteşemdi.
Bir tek sahnede Bourne'u tongaya düşürdüler, diğerlerinde hep o dövdü, beklenildiği gibi.
Filmin ve serinin sonunu çok güzel bağladılar. Başka serilerde yaşanan "ulan mis gibi film böyle mi biter" dedirtmedi. Filmin sonuyla ilgili bir diğer merakım ise ilk iki filmde olduğu gibi bunda da Moby'nin Extreme Ways'inin çalıp çalmayacağıydı.
The Bourne serisiyle ilgili komik bir durum var, o da filmlerin Türkiye'deki gösterim isimleri. İlk film The Bourne Identity, Geçmişi Olmayan Adam olarak (hadi bu kabul edilebilir); ikinci film The Bourne Supremacy, Medusa Darbesi (hööö??, ne medusası ne darbesi); The Bourne Ultimatum da Son Ultimatom olarak çevrilmiş.
Filmin sonunda Jason Bourne'u öldü sanırken, "hadi be Jason be, sen ölmezsin be" diye tırnaklarımız yerken Bourne'nın hareketlenmesi, ve diğer iki filmde olduğu gibi bitiş müziği olarak "Moby - Extreme Ways" çalması suratıma aptal bir sırıtma ifadesi oturttu.
Süperdi, süper. Sinemalara bir an önce gelse de gitsek.
4 Eylül 2007 Salı
Deliriyorum canım deliriyorum acı domates gibi kızarıyorum
yollarda bulurum seni

İş gereği bir süre anadolunun küçük bir ilçesindeyim.
İnsan sevdiklerini arkadaşlarını göremeyince daralıyor tabi.
Ama arkadaşlarım da benim gibi olunca bir yer de buluşuyor insan.
İşte iç anadolu bozkırında bir benzin istasyonu
İşte TGM ve ben
Eurobasket Day 1

#İlk maçta Litvanya milli takımımız karşısında zorlanmadan sonuca ulaştı diyebiliriz.Skoru da verelim:86-69.Maç aşağı yukarı beklediğim gibi geçti.Milli takımın hücumda uzunlara 3 lük attırarak değil,savunma yaparak sonuca gitmesi gerekirdi.Takımda Semih Erden haricinde 3lük denemeyen kalmadı.Bu kadar statik bir hücum düzeninde bunlar kaçınılmaz.
#Nba'de oynayan oyuncularımızdan fazla şeyler bekliyoruz.Sonuçta Memo da Hido da yıldız değil birer takım oyuncusu.Dün ikisi de etkisizdi.Hido alışılmış zorlamaları ve zor pozisyondaki atışları ile takımı yaktı.Memo içinse dün dediklerim geçerli.Ona uygun setler üretemezsek Memo'dan fazla bişey beklemek lüks olur.Pota altında aldığı topları bile kullanamadı dün.
#Litvanya, guardlarının etkili oyunları sayesinde kazandı.Nba'de fazla şans bulamayan Jasikevicius ilk çeyrek dışında takımını iyi yönetti.Zaten bir basketbol ekolü olan Litvanya başlarında iyi bir point guard olunca durdurulması zor bir takım.Onlara karşı kazanmak için öncelikle savunmada yeterli sertliği göstermek lazım.Dün biz bunu hiç yapamadık.
#İlk günün sürprizini Hırvatları yenen Letonya yapmış.Bu akşam Almanya ile oynayacak bizim takım.Dün Çeklere 35 atan Kaptan Dirk'ü durdurup düzgün hücüm edersek en azından başabaş oynarız.Bu maçta guardlarımızın daha etkili olabileceğini düşünüyorum.Maç 21.30'da Ntv'de..Mr.TGM Mallorca'dan bildirdi..
3 Eylül 2007 Pazartesi
Eurobasket 2007
Eurobasket 2007 bu akşam İspanya'da başlıyor.Türkiye C Grubu'nda Litvanya,Almanya ve Çek Cumhuriyeti ile oynayacak.İlk maç bu akşam Litvanya ile TSİ 21.30'da.Turnuvayı Türkiye'den NTV veriyor.
10 takımın şampiyonluk iddiası var.İspanya ve Yunanistan favoriler.Bence de İspanyollar kendi ülkelerinde bu turnuvayı alır.
Tahminim Türkiye ilk sekize zor girer.Hazırlık maçlarında organize takım görüntüsü vermedik.Guard mevkinde ciddi sıkıntılar gözüküyor.Fizik olarak bu pozisyonda oynayan Engin ve Ender yetersiz kalıyor.Hakan Demirel'den bahsetmiyorum bile.
Bunun dışında hücumda Mehmet Okur'u pivot olarak kullanmak da saçma.Adam NBA'de bütün sezon dış uzun olarak oynadı ve All-Star oldu.Hızlı hücum etmeyi ve adamları doğru yerde kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Neyse bu kadar karamsar olmayalım.Bu adamların ne yapacağı belli olmaz.Geçen sene Japonya'da gördük olanları.
İzlediğim maçların yorumlarını yazabilirsem yazıcam.
Şimdi hava durumu.
lost room
dizi çok iyi çekilmiş, hakikaten sürüklüyor insanı. benim gibi bilim kurgu hayranları bayılayacak. oyuncular gerçekten çok iyi. six feet under'ın peter krause yine olmayan bıyığının altından gülüyor, ER'ın eskilerinden Julianna Margulies hala çok güzel. aynen sanitarium gibi bir sürü eşya toplamak, onları gereken yerde ve zamanda kullanmak, bilmeceleri çözmek gerekiyor. ama tek ortak nokta bu değil, lost room da çok iyi giderken sonu hiç olmamış. bu noktadan sonrası spoiler okumak için alttaki boşluğu seçin.
hani bu adam kızı için dağları yakmıştı, herşeyden vazgeçmişti. noldu sonuçta mutlu çekirdek aileye dönüştüler sen sağ ben selamet. tamam dizinin sonunda herşey açıklansın diye beklemiyordum ama, biz biyere bağlayamadık kahramanlarımız çok mutlu oldu işte tamam dağılın hali çok rahatsız edici. suratımıza tükürseydiler bi de.
neyse böyle işte meraklılar izlesin.
