Bir banka müfettişinin görevinin en ilginç kısımlarından birisi teftişe gidilen şubenin müdürüyle yaptığı ilk konuşmalardır bence. Müdür biraz gergindir. Müfettiş yanıtlarını zaten bildiği sıkıcı sorularına yaratıcılık katmaya çalışmaktadır. Ancak öyle zamanlar olur ki sohbet yine de tıkanır.
Müfettiş, şubeye girdikten sonra müdürün odasına gider doğrudan. Hal hatır sorulduktan sonra şube sayıma hazırlanırken müfettiş zaman geçirmek için müdürle sohbete başlar.
-Kaç kişi görev yapıyor şubede Müdür Bey?
-Sorunlu personeliniz var mı Müdür Bey?
-Şube binası bizim mi Müdür Bey?
-Burası kaçıncı bölge müdürlüğüne bağlı Müdür Bey?
Müdür gerginliği attıktan sonra boş durmaz, kendi sorularıyla bir yandan müfettişi köşeye sıkıştırmaya çalışır, bir yandan sohbeti uzatır.
-Sizin kaç yıl oldu bankada Müfettiş Bey?
-Hangi şubelerde bulundunuz Müfettiş Bey?
-Bilmem kim beyi tanır mısınız, o da teftişten Müfettiş Bey?
-Zor olmuyor mu böyle aylarca evinizden uzakta Müfettiş Bey.
Bu konuşmalarda müdür aynı zamanda kendisinin yenilir yutulur lokma olmadığını ispatlamaya çalışır. Umum Müdürlüğünde, Teftiş Heyetinde tanıdığı insanlardan, arkadaşlarından bahseder. Kendisinin göreve başladığında şubenin ne kadar kötü durumda olduğunu, şimdi başarıdan başarıya koştuğunu anlatır.
Aaaah neydi o günler!